Annecigim… Guzeller guzeli annem!Kendimi yavas yavas bu ayriliga hazirlamistim. Ani olmadi kopusumuz. Senin her gun benden uzaklastigini, bilmedigimiz o âleme dogru yol aldigini fark ediyordum. Cok sukur sen farkinda degildin. Sadece, zaman zaman bana diktigin bakislarinda, sessiz bir isyanin acisini hissediyordum. Hele o gozler bugulandiginda… Iste ona dayanamazdim. Acaba aklindan ne geciyor diye panige kapilirdim. Durumunu idrak ediyor muydun? Yoksa uzun saatler gecirdigin yataginda, bir hayal dunyasinda mi yasiyordun? Bu bilmeceyi cozemedim bir turlu.Bazen bana, uzun uzun bakar, “Hapi yuttum!” derdin.”Hapi yutmadin annecigim; guzel gunler bizi bekliyor” diye seni avutmaya calisirdim.Ben kimdim; sen neredeydin; yasimiz kacti; hangimiz anne, hangimiz cocuktuk? Bunlarin birbirine karistigi anlar az degildi.- Ben Nazli… Senin gazeteci kizin.- Istanbula gidelim; sen gotur beni.Denizi gostererek cevap verirdim:- Burasi Bebek; senin evin.Bazen de, hayali bir yolculugun hazirligina girisirdik. Dolabindan kiyafet secip, bir oyun oynamaya baslardik: “Sen yat uyu… Kalkinca gideriz” cevabini verirdim.- Cocuklarin var mi?- Var… Mehmet Ali ve Asli.Mehmet Ali ismini duyunca, birden yuzun aydinlanirdi.- Ne cok severim onu.Annecigim, senin erkek cocuk sevdigini bilirdim. Bu yuzden, agabeyim Omer ile torunlarinin arasinda Mehmet Aliye cok duskundun. Onu cok sevdin… Sevdin mi, taptin mi… Artik o kadarini bilemeyecegim. Sen galiba, “Askini” Mehmet Aliyle yasadin.Ama ben seni cok sevdim ve bunu her gun sana tekrarladim.- Seni seviyorum annecigim… “Sevme beni o kadar” cevabini verirdin zaman zaman. Herhalde arkandan uzulmememi istedigin icin boyle konusurdun.Annecigim, ben zaten kendimi adim adim hazirladim veda sahnesine. Kirlasmis saclarin ve solgun cehrende dolastikca bakislarim, feri sonmus bal renkli gozlerini gordukce, “Ayrilik yakin” diyordum kendi kendime. Sessiz gemi kalkmak uzere. Yorgun hayaller, dolusmus guverteye. Dualar esliginde ugurluyoruz sevgilileri. Daha once ugurladiklarimizin yanina.Hepimiz siradayiz… Biliyoruz fakat zaman zaman unutuyoruz.Oysa: “Mal sahibi, mulk sahibi / Hani bunun ilk sahibi. / Mal da yalan, mulk de yalan / Gel biraz sen de oyalan.” Canim gittiANNE, bizi kayitsiz sartsiz sevendir.Anne, bizi hep hakli gorendir.Anne, yagmurda bir dam alti, yakici guneste agac golgesidir.Anne, candir; canandir…Iste benim “Canim” gitti.Allah rahmet eylesin; mekâni cennet olsun.ANNEM, 1913 yilinda, Kadikoy- Istanbulda dogdu. Her zaman, dayim Turan Kapanliyla, kucuk yasta guzellik musabakasina katildiklarini ve birinci secildiklerini anlatirdi. Guzellige cok duskundu.ANNEMIN ailesi yuzyillar boyu Rumelide yasamisti. Kendisi, babaannesi Ihsaniye Hanimin adini tasiyordu. Ihsaniye Hanim, Manastirli Musir Ibrahim Pasanin kizi. Necip Pasayla evleniyor ve Selanike yerlesiyor. Necip Pasa, Mekke komutaniyken, dedem doguyor. Ona, Mekki adini veriyorlar. Annemin anlattigina gore, Padisah, Necip Pasaya, Mithat Pasayi oldurmesi icin talimat gonderiyor. Ihsaniye Hanim “Padisahin emri Allahin emridir” demesine ragmen, Necip Pasa talimati dinlemiyor. Bu yuzden, Sama suruluyor. Fotografta soldan saga: Dedem Mekki Kapanli, dayim Turan Kapanli, annem, teyzem Nazan Kapanli ve anneannem Zekiye Kapanli.ANNEM Ihsan Cavusoglu, Ankaranin en guzel ve sik hanimlarindan biriydi. O zamanlar, bugunku gibi yabanci markalar Turkiyede satilmazdi. Annem, kendi zevkiyle ve az parayla cok sik giyinmesini becerirdi. Her an bakimliydi.DEMOKRAT Partili bakan esleri, gunun modasina uygun giyinirlerdi. Annem de, straples kiyafetini muhtemelen Olgunlasmada diktirmisti. Celal Bayar ve bakan hanimlarinin bu fotografini, CHPnin koylerde aleyhte propaganda icin dagittigini duymustum “Bayar, kadinlarla gonul eglendiriyor” diye. Ankaradaki siyaset seckinlerinin ve burokrasinin, Anadolu insanindan, tasradan cok farkli bir hayat tarzi vardi. Ev davetlerinde opera sanatcilari dinlenir; Devlet Tiyatrosunda oynanan hicbir eser kacirilmaz; ardindan da, “Supe” yapilirdi. Tiyatro ya da operayi seyrettikten sonra “ikram” a sira gelirdi.ANNEMIN genc kizligi deniz kiyisinda, Kuzguncukta gecti. Hatta babam, Uskudara bir dost ziyaretine geldiginde, annemi gorup begenmis ve ailesinden istetmis. Ama Kuzguncukta baska hayranlari da vardi. Cemil Mollanin oglu, yelkenlisine “Ihsan” adini takmis, sahilde onun gozune girmek icin volta atip dururmus. Fakat annem, paradan ziyade, sorumlu, meslek sahibi, iyi okumus olan babam Muammer Cavusoglunu tercih etti. Daha sonraki yillarda da, annem denizden kopmadi. Teknede, Samet Agaoglunun esi Neriman Agaoglu ile birlikte.MEHMET Alinin sunnetinde, 1978te, Moda Kulubunde verdigimiz davette, annem, eski Disisleri Bakanlarindan Ihsan Sabri Caglayangille dans ediyor.***BIR davette, annem ve dayim Turan Kapanli. Mehmet Ali istahli bir cocuk. Bir yandan servis yapiyor, bir yandan da servis ettiklerini gizli gizli atistiriyor.
Bu Konu bugün 115 kişi tarafından okunmuştur